Mini Gastrik Bypass

Yazı Başlıkları

Tek anastomozlu gastrik bypass olarak da adlandırılan mini gastrik bypass, tüp mide ameliyatı ya da mide kelepçesi ameliyatı yaptıran ancak farklı gerekçelerle kilo veremediği için revizyon cerrahi ihtiyacı hisseden hastalara da ilk kez bariatrik cerrahi geçirecek hastalara da uygulanabilen bir obezite ve metabolik cerrahi türüdür. Hem mide hacminin küçültüldüğü hem de bağırsaklarda gerçekleştirilen tek anastomoz neticesinde besin emiliminin azaltıldığı mini gastrik bypass ameliyatı, aşırı kilo sorununun ve aşırı kilo nedeniyle ortaya çıkabilen tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, uyku apnesi, yüksek kolesterol ve metabolik sendrom gibi hastalıkların iyileştirilmesi amacıyla gerçekleştirilir.

İlk verileri 2000 yılında sunulan mini gastrik bypass ameliyatı tüp mide ameliyatı (sleeve gastrektomi) ile standart gastrik bypass cerrahisinin bir kombinasyonu olarak düşünülebilir. Operasyon sırasında gerçekleştirilen anatomik değişiklikler hastaların hızlı bir şekilde doyması, iştahlarının azalması ve tükettikleri besinlerden absorbe ettikleri kalori miktarının kısıtlanması sağlanır. Bu açıdan yaklaşıldığında besin ve kalori alımının kısıtlandığı çift yönlü bir etki mekanizmasından bahsedilmesi mümkündür. Yapılan bilimsel araştırmalar sonrasında mini gastrik bypass ameliyatı olanların 2 sene içerisinde fazla kilolarının %75-%85’ini verdikleri, 5 yıllık dönemde ise kilo kaybının %70-%75 oranında seyrettiği gösterilmiştir.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Nedir?

Mide hacmi küçültülerek besin alımının ve bağırsakların yapısının değiştirilerek besin emiliminin kısıtlanmasının sağlandığı obezite ve bariatrik cerrahi ameliyatı mini gastrik bypass ameliyatı olarak adlandırılır. Obezite tedavisi kapsamında en sık yapılan operasyonlar arasında yer alan mini gastrik bypass ameliyatı laparoskopik yani kapalı teknikle gerçekleştirilir. Operasyon sonrası hastaların iyileşme süreci bu nedenle oldukça konforlu bir şekilde gerçekleşir. Hedeflenen kiloya inilmesinde ve aynı zamanda tip 2 diyabet hastalığının remisyona uğramasında oldukça etkili bir teknik olarak ön plana çıkan mini gastrik bypass ameliyatı sonrası hastaların cerrahlar tarafından önerilen beslenme düzenine ve egzersiz planlarına uymaları gerekir. Böylece kilo kaybı ve fazla kilo nedeniyle yaşanan ikincil sağlık sorunlarının gerilemesi mümkün olabilir.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Genel anestezi altında kapalı teknikle gerçekleştirilir. Operasyonun yapılabilmesi için karın bölgesinden milimetrik 4-5 kesi atılır. Atılan kesilerden operasyon süreçleri yürütülür. Mini gastrik bypass operasyonu iki aşamalı bir operasyon olma özelliği gösterir. Operasyonun ilk kısmında ince ve tüp şeklinde bir mide oluşturulur ve midenin geniş kısmı devre dışı bırakılır. Tüp mide ameliyatından farklı olarak midenin kesilen ve devre dışı bırakılan geniş kısmı vücut dışarısına çıkarılmaz, karın içerisinde salgı üretmeye devam eder. Operasyonun ikinci aşamasında ince bağırsakların yaklaşık ilk 2 metrelik bölümü geçilir ve ince bağırsakların orta kısmına yakın bir nokta ile yeni oluşturulan mide bağlanır. İnce bağırsak ile yeni mide bağlantısı oluşturulurken hastanın genel sağlık durumu dikkate alınır. Mini gastrik bypass ameliyatı sırasında klasik gastrik bypass ameliyatından farklı olarak bağırsaklar bölünmez. Midenin devre dışı bırakılan kısmındaki bağırsak bölgesi bölünmeden, juejenum kısmındaki bir noktadan yeni mide ile anastomoz yapılır. Bu işlem tamamlandıktan sonra operasyon sonlandırılır.

Kimler Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Olabilir?

Mini gastrik bypass ameliyatı sağladığı etkilerle hem bir bariatrik hem de metabolik cerrahi olma özelliği taşır. Temel olarak insüline bağımlı morbid obezite hastalarının tedavisinde tercih edilmesi önerilir. Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda klasik gastrik bypass ve tüp mide ameliyatlarına oranla mini gastrik bypass ameliyatının daha iyi sonuçlar verdiği gözlemlenmiştir. Genel sağlık durumu operasyon için uygun olan, postoperatif gereksinimlerin farkında olan, vücut kitle indeksi değeri 35 ve üzerinde olup obezite sorununa ek olarak tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet gibi ikincil hastalıkları bulunan, daha önce geçirdiği tüp mide veya mide kelepçesi ameliyatları neticesinde kilo veremeyen ya da yeniden kilo alan hastalara mini gastrik bypass ameliyatı olabilir. 

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

Mini gastrik bypass sırasında mide küçültülür ve ince bağırsak ile yeni oluşturulan mide arasında tek bir anastomoz bağlantısı kurulur. Bağırsaklar bölünmediği için operasyon süresinin oldukça sınırlandığı ifade edilebilir. Operasyon yaklaşık 1-2 saatte tamamlanır, morbid obezite hastalar için bu süre bir miktar uzayabilir. Mini gastrik bypass öncesi planlama yapılırken operasyon süresi ile ilgili de hastalar bilgilendirilir.

Mini Gastrik Bypass Sonrası Hastanede Kaç Gün Kalınır?

Mini gastrik bypass ameliyatı sonrası hastanede kalış süreci 3-4 gün olarak ifade edilir. Hastalar operasyondan sonraki ilk 1-2 gün çoğunlukla yoğun bakım ünitelerinde kalırlar. 2-3 gün boyunca mide içerisine kateter konulması söz konusu olabilir. Genel sağlık durumu kontrolü ve kaçak testi sonuçları doğrultusunda hastaların taburcu süreçleri tamamlanır.

Mini Gastrik Bypass Nasıl Kilo Verdirir?

Mini gastrik bypass ameliyatı kilo verme sürecinde çeşitli dinamikler söz konusudur. Midenin hacminin kısıtlanması az bir miktar yemekle hızla doygunluğa kavuşmasını sağlar, bağırsak ve yeni mide arasında oluşturulan anastomoz sayesinde emilim bağırsakların ilk 200 santimetrelik kısmından itibaren başladığı için besin emilimi azalır, ghrelin olarak adlandırılan açlık hormonunun etkisini kaybetmeye başlamasıyla da birlikte iştahta belirgin düşüşler meydana gelir. Tüm bu etkiler hastalarda hem kilo kaybının gerçekleşmesini hem de de fazla kilo nedeniyle yaşanan ikincil sağlık sorunlarının gerilemesini sağlar.

Mini Gastrik Bypass Sonuçları Başarılı mıdır?

Yapılan uzun dönemli araştırmalar sonucunda mini gastrik bypass ameliyatının oldukça etkili ve başarılı sonuçlar alınmasını sağladığı gösterilmiştir. Gerek kilo kaybı gerekse hipertansiyon, uyku apnesi kolesterol ve tip 2 diyabet hastalıklarında düzelme açısından mini gastrik bypass ameliyatı ile gastrik bypass ameliyatından daha iyi sonuçların alınabileceği gözlemlenmiştir. Yine de hasta özelinde teknik seçiminin yapılması önemlidir.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Her cerrahi operasyonda olduğu gibi bu ameliyat sonrasında da belirli risklerin varlığından söz edilebilir. Mini gastrik bypass ameliyatı riskleri; erken dönem ve geç dönem riskleri olarak iki kategoride incelenebilir. Erken dönem riskleri arasında kanama, miyokardiyal enfarktüs, yara enfeksiyonları, cerrahi alanda fıtıklar ve ülser oluşumu yer alır. Geç dönem riskler arasında ise iç fıtık oluşumu, karın içi bölgesinde skar dokusu, gastro-özofageal reflü, yanlış gıda seçimine bağlı olarak dumping sendromu, vitamin ve mineral eksiklikleri gösterilebilir. Olası risklerin minimize edilmesinde ve olası komplikasyonların önlenmesinde postoperatif süreçte gerçekleştirilecek düzenli kontrollerin aksatılmaması önemlidir.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrası Vitamin ve Mineral Takviyeleri Kullanılır mı?

Evet, mini gastrik bypass ameliyatı sırasında besin emilimi azaltıldığı için hastaların hayat boyu vitamin ve mineral takviyelerini kullanmaları gerekir. Böylece vitamin ve mineral eksikliği, bu eksikliklere bağlı olarak oluşabilen sağlık sorunları önlenebilir. Düzenli kan tahlillerinin sonuçları doğrultusunda hastaların kullanmaları gereken vitamin ve minerallerin değiştirilmesi mümkün olabilir.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Avantajları Nelerdir?

Mini gastrik bypass ameliyatı laparoskopik yöntemle gerçekleştirilir ve bu nedenle hastaların iyileşme süreleri de daha konforlu geçer. Yaklaşık 1-2 saatte tamamlandığı için operasyonun süresinin kısalığı da avantajlar arasında gösterilebilir. Mini gastrik bypass ameliyatı sırasında ince tüp şekilli mide oluşturulduktan sonra midenin boşta kalan kısmı vücut dışarısına çıkarılmaz ve bu operasyonun geri döndürülme şansı bulunur. Operasyon sonrası sonuçlar kilo verilmesi ve ikincil hastalıkların gerilemesini sağlar. Gastrik bypass ameliyatına oranla yüksek VKİ değerine sahip hastalarda mini gastrik bypass ameliyatı daha efektif sonuçlar vermektedir. Aynı zamanda geri kilo alma riskinin düşüklüğü de mini gastrik bypass avantajları arasına yer alır.

Mini Gastrik Bypass Sonrası Beslenme

Mini gastrik bypass ameliyatı sonrası beslenme ile ilgili cerrahlar ve beslenme uzmanları hastaların kapsamlı bir şekilde bilgilendirilmesini sağlarlar. Ameliyat sonrası midenin iyileşme sürecinin desteklenmesi için sağlıklı beslenme alışkanlıklarının edinilmesi kritik derecede önemlidir. Bu alışkanlıklar hem kilo verilmesini hem midenin sağlıklı iyileşmesini hem de verilen kiloların geri alınmamasını sağlayacaktır. Operasyondan sonraki ilk iki haftalık süreçte hastaların şekersiz meyve suyu, kaymağı alınmış süt, kafeinsiz kahve, protein içerikleri gibi berrak sıvılarla beslenmeleri önemlidir. Operasyondan 1 hafta geçtikten sonra belirli çorbalar ve jöle kıvamında kalorisi kontrollü gıdalar tercih edilebilir. Operasyondan sonraki 2-4 haftalık periyot dahilinde hastaların püre diyet dönemine geçmeleri beklenir. Bu beslenme aralığında yiyeceklerin pürüzsüz hale getirilmesi önemlidir. Yumurta, balık filetosu, yağsız et, iyi pişmiş sebzeler, süzme peynir gibi besinlerin püre formları rahatlıkla tüketilebilir. Operasyondan sonraki 4-6 haftalık süreçte püre ve katı formdaki besinler mideyi alıştıracak şekilde kademeli olarak tercih edilebilir. Her zamanki gibi midenin aşırı doldurulmaması, besin seçimine dikkat edilmesi, tüm besinlerin iyice çiğnedikten sonra yutulması önemlidir. Operasyondan sonraki 6-8 haftalık süreç dahilinde sert gıdalara ağırlık verilebilir. Fakat bazı gıdalardan uzak durulmasına dikkat edilmelidir. Fındık, patlamış mısır, sert et, ekmek, kızarmış yiyecekler ve gazlı içecekler beslenmeye eklenmemelidir.

Mini Gastrik Bypass Sonrası Beslenme Kuralları

Mini gastrik bypass ameliyatı olanlar hayatları boyunca devam ettirebilecekleri sağlıklı beslenme alışkanlıkları benimsemelidir. Bu alışkanlıklar hem yemek yeme eylemi hem de tercih edilen gıdaları kapsamaktadır:

  • Yemek yenirken öğünler küçültülmelidir.
  • Her bir lokma yavaş yavaş yenmeli, iyice çiğnenmelidir.
  • Erken dönemde katı gıdaya geçiş yapılırken her öğünde yeni bir gıda denenmeli ve vücut reaksiyonları takip edilmelidir.
  • Yemek yerken su içilmemelidir; katı sıvı ayrımı yapılmadığı takdirde kusma ve mide bulantısı ile karşılaşılabilir.
  • Yağ ve şeker tüketilmemelidir. Yemek ve içecek seçimlerinde bu unsurlara dikkat edilmelidir.
  • Sağlık uzmanları tarafından önerilen vitamin ve mineral takviyeleri aksatılmamadan kullanılmalıdır.
  • Özellikle operasyondan sonraki erken dönemde protein alımının kişi özelinde belirlenen standartlara uygun olduğundan emin olunmalıdır.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrası Spor ve Egzersiz

Mini gastrik bypass sonrası başarılı sonuçlar alınabilmesi için hastaların beslenme perspektiflerini değiştirmesi tek başına yeterli değildir. Aynı zamanda egzersizi de hayatlarının merkezine koymaları gerekir. Kişinin kilosuna, fiziksel kapasitesine, sahip olduğu ikincil hastalıklarına göre belirlenen egzersizlerin yapılmaya başlanması gerekir. Tam iyileşme gerçekleşene ve kondisyon kazanana kadar yavaş tempolu yürüyüş gibi egzersizler ideal özellik taşır. Ancak yürüyüşlerin de zaman içerisinde temposunun ve mesafesinin artırılması önemlidir. Mini gastrik bypass ameliyatından sonra 1 ay geçince genellikle daha yoğun egzersizlere başlanabilir. Bu noktada hastaların genel sağlık durumu doğrultusunda cerrahlar en doğru önerileri sunacaklardır.

Revizyon Cerrahisi Olarak Mini Gastrik Bypass Uygulanabilir mi?

Evet, bariatrik cerrahi geçiren hastalar revizyon gereksiniminin ortaya çıkması halinde mini gastrik bypass ameliyatına başvurabilirler. Tüp mide ameliyatı sonrası revizyon ihtiyacı duyulduğunda ilk olarak mini gastrik bypass ameliyatı gündeme gelmektedir.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Fiyatları

Mini gastrik bypass ameliyatı fiyatları operasyonu gerçekleştirecek cerrahın deneyimi, hastanenin fiyat politikası, hastanın daha önce mide küçültme ameliyatı geçirip geçirmediği, hastanede kalış süreci ve hatta hastanenin bulunduğu il gibi birçok değişken doğrultusunda değişiklik gösterebilir.

Hastalarımızın Yorumları (video)

Ben Hasta Temsilciniz Gizem

Ben de Tüp Mideliyim ve 48 kilo verdim 🙂. Sürecin tüm detaylarını bana sorabilirsiniz.

 

[1] https://www.scielo.br/scielo.php?pid=S0100-69912019000500155&script=sci_arttext&tlng=en

[2] https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/type-2-diabetes/symptoms-causes/syc-20351193

[3] https://clinichub.com/en/weight-loss/weight-loss-procedures/gastric-transit-bipartition/

Hala Sormak İstedikleriniz Mi Var?

Yapmanız gereken tek şey bana WhatsApp’tan ulaşmak ve Tüp Mide hakkında sorularınızı yöneltmek. 

Bir Tüp Mideli olarak, bildiklerimi sizinle paylaşmaktan mutluluk duyarım.

Scroll to Top